Onu nasıl anlarım?

Her sevgilide biraz annemizi, biraz babamızı görürüz. Sonra kendimizde biraz annemizi, biraz babamızı görürüz. Ve sonra farkederiz ki biz biraz annemizi arıyoruzdur, biraz da babamızı. Ve yaşlandıkça annemizin ve babamızın şikayet ettiğimiz tüm yönleri o kadar da şikayet edilebilir gözükmemektir artık. Peki neden böyledir?

 

Çünkü anne ve babayla kurduğumuz ilişkimiz ilk ilişkimizdir. İşte aslında ilişki nasıl  tam o sırada öğreniriz. Davranışlarımız onların yönlendirmesiyle şekillenir. Nerede ve nasıl davranmak gerektiğini öğreniriz. Duygularımız, düşüncelerimiz, yargılarımız onlarla birlikte inşa olur. Taklit ederek, dinleyerek, izleyerek öğreniriz. Bu en temel küçük paydalı ilişkimizde nasıl ayakta kalabiliyorsak, ne önemliyse onu öğreniriz. Ve orada, o zamanda, o şekilde, sadece ailemizle kurduğumuz ilişki formunu aynen alıp burada ve bu zamanda sevgilimizle, arkadaşımızla olan ilişkimize koyarız. Genellikle sorunlar çıkar. Çünkü karşımızdaki insanın da böyle bir ilk ilişki formu vardır. Ve büyük olasılıkla farklı farklı deneyimlerle, bambaşka şeyler öğrenmiştir. Karşımızdakinin annemiz, babamız olduğunu varsayarız aslında hep. Halbuki değildir. Biz küçükken bizi ayakta tutan o ilişki formu bu ilişkiye uymayabilir.

 

Mesela biz küçükken ağladığımız zaman annemiz babamız bizle ilgilenmiyorsa, o zaman biz ağlamakla dikkat çekilmediğini, rahatsızlığımızın giderilmediğini öğrenmişizdir. Ağlamak bizim için yararlı bir şey değildir. Çünkü ağlasak da ağlamasak da aynı cevabı alırız karşıdan. Ve yetişkin bir birey olup romantik ilişki yaşamaya başladığımızda ise karşımızdaki insanın bizim ağlamadığımıza şaşması normaldir. Çünkü belki o ağlamanın sorun halledici, rahatlatıcı, dikkat çekici bir şey olduğunu öğrenmiştir.

 

Aynı şekilde sorunları çözmek için konuşmak, bizim için çok temel yapıcı ve  olumlu olabilir. Fakat karşımızdaki insan, ailesinde sorunlar olduğu zaman konuşmanın anlamsız ve yararsız olduğunu öğrenmiş ise yetişkinken de ilişkilerinde sorunları konuşmayı pek seçmeyecektir.

 

İster romantik olsun ister arkadaşlarla olsun, ilişkilerimizde farkındalık bizi çözüme götürür. Her zaman belli davranışlar, düşünceler ve duyguları öğrendiğimizin farkında olmalıyız. Bunlar her sosyal ortamda ve her insanla uyumlu olmayacaktır. Karşımızdaki insanın da bunları farklı öğrenmiş olabileceğini düşünmek lazım. Bu çoğu zaman “onun neden böyle yaptığını anlamıyorum” demekten kurtarır bizi. Onun neden böyle yaptığını her zaman anlayabiliriz.

 

Yeter ki unutmayalım bizim anlam dünyamızla karşımızdakinin anlam dünyası her zaman örtüşmeyebilir. Anlamlar kendiliğinden var olmaz, biz onları yaratırız.

Paylaş:
FriendFeed'de Paylaş

Diğer Makaleler

Boşandıktan sonra tekrar evlenme ve ilişki

Çok uzun yıllar bir ilişkide kaldıktan sonra tekrar bekar olmak, kendinizi yeni ilişkiler için ortaya atmak zorlayıcı bir süreçtir. Uzun yıllar sabahları yanınızda bir insanla uyandıktan sonra, ertesi sabah güne yalnız başına başlamak mutlaka ki zor gelecektir. Yeni bir ilişki fikri kafanızda belirir. devamı

Beyaz atlı prens mutluluğumuza engel mi?

Daha iyi bir gelecek için hayal kurmak gerekir. Ama aynı zamanda yere göğe sığmayan hayallerimiz bizi engelliyor olabilir mi? Hayalini kurduğumuz mükemmel kişinin ayağımıza gelmesini beklerken mutluluğu kaçırıyor olabilir miyiz? devamı

Değişimin altı yolu

Hayatınızı kısa zamanda büyük bir değişime sokup yenilemek için yapmanız gereken en temel 6 basamak! devamı

 
yukarı