Neden anlaşamıyoruz?

İlişkilerinizde, ister arkadaşınız, ister aileniz, ister iş arkadaşlarınız olsun, özellikle de eşiniz ya da sevgilinizle olan ilişkinizde zaman zaman anlaşmazlıklar ortasında kalırsınız. "Söylediğimi yanlış anladın" ya da "Neden benim tarafımdan da bakmıyorsun" gibi cümleleri çokça duymuşsunuzdur. Birbirimizi anlamak neden bu kadar zordur?

Filozoflar dilin, kendimizi anlatmaya yetmediğini ve hep eksik kaldığını tartışmışlardır. Kelimeler; düşüncelerimizin ve duygularımızın kusurlu bir temsilidir. Kullandığımız kelimelerin herkes için ayrı anlamlar taşımasıyla birlikte kurduğumuz cümleyi oluşturan kelimelerin birleşiminin de farklı anlamlar oluşturabilme olasılığı var. Ve daha da kötüsü, cümlelerimiz çoğu zaman bitmemiş ve devrik cümleler halinde ağızımızdan çıkar. Gramer olarak değil, fakat anlam olarak çoğu zaman zihnimizde esas ve doğal olarak kabul ettiğimiz kavramları ve düşünceleri dışarıda bırakan cümleler kuruyoruz.  Anlamlarımız kültüre ve paylaşılan geçmişe de dayanır. Her kültür kendi anlamlarına, değerlerine sahip olduğu gibi bu anlamları kelimelere dökme biçiminde de farklılıklar gösterir. Her kültürün kendine özel cümle yapısı, ses tonu ve vurgulaması farklıdır.

Ancak aynı kültüre, hatta aynı geçmişe sahip ve birbirine çok yakın olan insanlarda, arkadaşlarda, kardeşlerde ve sevgililerde bile yanlış anlaşılmalar olabiliyor. Her insan, konuştuğunda sadece kelimeleri bir araya getiren bir cümle makinası değil, o cümlelerin arkasında duran bir bireydir. Ağlamış, acı çekmiş, sevmiş, mutlu olmuş, hayal kurmuş, öğrenmiş ve unutmuş bir insan. Hepimiz farklı şeyler yaşadık. Ağzımızdan çıkan her cümle yaşadıklarımıza dayanarak oluşuyor. Eğer gerçekten bize söyleneni anlamak istiyorsak söyleyen kişinin geçmişini, kültürünü, yaşanmışlıklarını ve deneyimlerini göz önünde bulundurarak onun söylemindeki motivasyonunu öğrenmemiz ve sorgulamamız gerekmektedir. Davranışlarımız ve söylediklerimiz yaşantımızdan bağımsız değildir. Bu yüzden de kesik bir sahne gibi analiz edilemezler.

Peki, bir insanı gerçekten ve tamamen anlamak mümkün müdür? Tabii ki hayır. Empati kurarak o kişinin yerine geçebilmeye çalışsak bile asla o insan olamayız. Yapabileceğimiz en iyi şey, o insanı anlamaya çalışmaktır. Onun değerlerini, kültürünü ve geçmişini göz önünde bulundurarak davranışlarına ve düşüncelerine anlam vermeye çalışmaktır. Bu demek değildir ki o insanın söylediklerini kabul ediyoruz, katılıyoruz veya doğru olduğunu düşünüyoruz. Ama katılmadığımız bir düşüncenin de ne olduğunu bilmemiz gerekir.

Paylaş:
FriendFeed'de Paylaş

Diğer Makaleler

Kadınlar, fazla mı bağımsızsınız?

Evet, her şeyi tek başınıza yapabilirsiniz. Yapabilir olmaktan çok gerçekten yaparsınız da. Arabanızla ilgili bir sorun çıktığında kendi kendinize baş edebilirsiniz. Hatta evinizdeki tüm gerekliliklerin ve tamirlerin üstesinden gelebiliyorsunuz. devamı

Beyaz atlı prens mutluluğumuza engel mi?

Daha iyi bir gelecek için hayal kurmak gerekir. Ama aynı zamanda yere göğe sığmayan hayallerimiz bizi engelliyor olabilir mi? Hayalini kurduğumuz mükemmel kişinin ayağımıza gelmesini beklerken mutluluğu kaçırıyor olabilir miyiz? devamı

Hayır diyebilmek

Bu sizin hayatınız ve nasıl yaşamak istedeğiniz sizle ilgili. İlişkileriniz olsun, hobileriniz, işiniz ya da ilgi alanlarınız olsun, tüm bunları hayal etmek, tasarlamak ve hayata geçirmek size bağlı. devamı

 
yukarı