Sevilmeye değer olduğunuza inanın!

Sevilmeye değer olduğunuza inanın!

Hepimiz çocukluğumuzdan bu yana geliştirdiğimiz en temel inançlarımızı yansıtan ilişkiler çekiyoruz hayatımıza. Bu inançlar kendimizi nasıl gördüğümüzü, çevremizdeki ilişkileri ne şekilde algıladığımızı ve kendimizi sevilmeye değer bulup bulmadığımızı yansıtır. Duygusal anlamda sürekli sağlıksız ilişkiler çekiyorsak hayatımıza bu bize, sağlıklı ve dengeli bir ilişkimiz olabilmesi için kırmamız gereken mekanizmaların var olduğunu gösterir. Aşkta yaşadığımız zorluklar her zaman geçmişteki korkularımızla bağlantılır ve bu korkularla yüzleşmek ve bunları gün ışığına çıkarmak zorundayız. Doğamız gereği çoğu zaman ilişkide "hatalı" olan kişinin karşı taraf olduğunu düşünürüz. Fakat bir kere hayatımızda aşkı engelleyen şeyin aynada bize baktığını gördüğümüzde farkındalığımız değişir ve aşka giden yolda büyük bir adım atmış oluruz.

Mutlu bir ilişkinin sırrı, ilişkideki ortak hedefleri ve ilişkinin sağlam bir duygusal zemine oturmasını sabote eden inançlardan kurtulmanın iyileştirici gücünde yatıyor. Değişimin beraberinde getirdiği zorluklarla karşı karşıya kaldığımızda önce bu değişime direnmek için sayısız mekanizmalar geliştiririz. Bu yüzden kişi, bu mekanızmaları kırabilmesi ve kendini geliştirebilmesi için farkındalığını geliştirmelidir çünkü ancak kendi düşüncelerimizi kontrol edebilir ve negatifliğin duygularımızı yönlendirmesini durdurdabiliriz. İlişki sorunlarımız psikolojik bir savaş olduğu kadar spiritüel bir çatışmadır.

Bu negatif inançlarımızdan kurtulmadığımız sürece tüm çözülmemiş sorunlarımızın adeta düğmesine basan insanlardan hoşlanırız ve bu tarz insanları hayatımıza çekeriz. Çünkü genelde aşk ile bağdaştırdığımız duygular gerçekten aşk değil, çocukluğumuzdan beri tanıdığımız birtakım tepkilerin aşinalığıdır. Bu duygular direkt olarak kimleri hangi nedenden dolayı hayatımıza çektiğimizi etkiler ve aradığımız aşka engel olurlar.

Çocuklar disfonksiyonel davranışlara maruz kaldığında kendilerini ilişkiler içerisinde korumaya yönelik yöntemler geliştirir ve bu ezberlenen davranışlar yetişkin yaşlarda da kişilerin davranışlarını belirler. Hayatımıza soktuğumuz tüm kişiler ilk bakışta birbirinden farklı görünebilir, fakat her ilişkideki hislerimiz ve duygularımız aynıdır.

Bu kemikleşen döngüyü kırmanın anahtarı, hayatımızın karanlık bölgelerine ve gizli köşelerine ışık girmesine izin vermektir. Hayatımıza soktuğumuz insanlar aslında kendimiz hakkındaki düşüncelerimizin bir aynası olduğu için özgüvenimizi güçlendirmemiz ve mutlu bir ilişkiyi hak ettiğimize inanmamız aşka giden yolda en önemli adımlar.

Paylaş:
FriendFeed'de Paylaş

Diğer Makaleler

Kıskançlıkla başa çıkmanın yolları

Kıskançlık, iletişimsizlik ve sevginin günlük hayattaki sorunlara yenik düşmesi ilişkimiz için büyük tuzaktır. Fakat zayıf yanlarımıza konsantre olmak yerine ilişkimizin güçlü taraflarına yoğunlaşmak bize çok daha fazla şey öğretir ve karşılaştığımız problemlerin çok daha kolay bir şekilde üstesinden gelmemize yardımcı olur. devamı

Bekarları evliliğe sürükleyen 4 tipik yanılgı

Eski bir klişe bize "cahillik mutluluktur" diyor. Bu bazı durumlar için geçerli olabilir, ancak konu ilişkilere gelince biraz sakıncalıdır, çünkü sonuç olarak ciddi ve uzun vadeli bir ilişki yaşıyorsanız beklentileriniz ve gelecekteki hayatınız hakkında olabildiğince net bir fikire sahip olmak istersiniz. devamı

İlişkinizde yeni vizyonlar ve aktif değişim

Çoğu çift ilişkilerinde süreklilik ve güven arıyor. İlişkileri çıkmaza girdiğinde ise pes etmek yerine aile ve çift terapisi üzerine uzmanlaşmış psikologların ve psikiyatrların yardımından faydalanan çiftlerin sayısı her geçen gün artıyor. Uzmanlara göre ilişkiniz için savaş vermek konusunda hiçbir zaman geç kalmış değilsiniz. devamı

 
yukarı