Kıskançlık ilişkinizin sonu olabilir

Kıskançlık çoğu zaman ilgi göstermenin yolu olarak algılanır ve partnerlerden birinin kıskanç davranışlar sergilememesi ilgisizlik olarak yorumlanır. Fakat kıskanmayla gelen sahiplenme duygusu ilişkiniz için son derece zararlı olabilir. İlişkinizin tehlikede olabileceğini gösteren en tipik sorunları sizin için özetledik:


Kıskançlık düşük bir özdeğerin göstergesidir

İlişki içerisinde kıskanç davranan bir eş veya sevgili çevresindeki herkesin kendisinden daha güzel, daha zeki, daha başarılı ya da daha çekici olduğunu düşünür. Sevdiği insanı kaybetme korkusuyla yaşar ve bu nedenden dolayı onu sürekli kontrol etmeye çalışır. Fakat bu kontrolcü tavırlar ilişkiye çok fazla zarar verir. Sevgilinizi sürekli kıskanıyorsanız sizin için tek yol, çevrenizdeki yüzlerce binlerce insanı kontrol etmeye çalışmak yerine kendi özgüveninzle ilgili sorunuzu çözmektir. Hepimiz özgüveni yüksek insanların ne kadar çekici olduğuna her gün çevremizde şahit oluyoruz. Özgüveniniz yüksek olduğu süreci sevdiğiniz insanın gözü zaten başkasını görmeyecektir.


Kıskançlık, beraber olduğunuz insana güvenmediğinizi gösterir

Herkes hayatın bir noktasında aşk acısı çekmiştir veya aşık olduğu insan tarafından hayal kırıklığına uğratılmıştır. Böyle bir durumla karşılaştığımızda nerede hata yaptığımızı ve bir daha böyle bir duruma düşmemek için neyi değiştirmemiz gerektiğini anlamaya çalışırız. Bir sonraki ilişkimizde ise beraber oluğumuz insana güvenmekte zorlanırız ve kıskanç tavırlarımızla, önceki insanlar gibi kalbimizi kırmayacağını ıspat etmesi gerektiğinin mesajını veririz. Ve ona güvenene kadar davranışlarını şüpheci bir şekilde kontrol ederiz. Fakat "güvenmemem gerektiğine dair birşey yapmadığın sürece sana güveniyorum" şeklinde bir yaklaşım, hem sizin hayatınızı, hem sevdiğiniz insanın hayatını şüphesiz daha kolay ve huzurlu kılacaktır. Güven iki insanı birbirne bağlayan birşeydir. Şüphe ise, iki insanı birbirinden uzaklaştırır.


Kıskançlık sağlıksız bir kontrol etme mekanizmasının göstergesidir

Kıskanç bir insanı tehdit eden sadece hemcinsleri değildir. Herkese ve herşeye şüphe ile yaklaşan bir insan sevdiği kişinin bulunduğu her ortamı ve yanında yokken karşılaştığı her insanı da rakip olarak görür: iş yeri, spor salonu, dostlar, akrabalar... Kıskançlık, başka bir insanın davranışlarını ve seçimlerini kontrol etmek, manipüle etmek ve sınırlamaya çalışmaktır. İlişkinizde "Neredesin?", "Kiminle konuşuyorsun?", "Kiminle mesajlaşıyorsun?", "Neden onunla görüşüyorsun?" gibi sorular çok sık soruluyorsa dikkatli olmalısınız. Bunlar, önemsiz bir sorudan ziyade tehdit olarak hissedilen durumları ortadan kaldırmaya çalışmak için kurgulanan senaryolardır ve uzun vadede huzurunuzu kaçıracaktır. Unutmayın ki iki insan arasındaki ilişkiyi besleyen, kişinin özgür bir şekilde gelişmesi, olgunlaşması, olduğu gibi olabilmesi ve beraber olduğu insanla birlikte yeni şeyler tecrübe edebilmesidir.

Uzun vadeli ve sağlıklı bir ilişkinin anahtarı, alınan her nefesi ve atılan her adımı sürekli şüpheci bir yaklaşımla takip ve kontrol etmek değil, iki tarafa da oldukları gibi olabilmeleri için gerekli alanı bırakmaktır.

Paylaş:
FriendFeed'de Paylaş

Diğer Makaleler

"Ne düşünüyorsun?" - Bir erkeğe sorulmaması gereken 7 soru

Kadınlar günde ortalama 30.000 kelime konuşur. Erkekler ise 12.000 kelime ve akşam eve geldiklerinde bu kontenjanlarını çoktan doldurmuş olurlar. Bu basit karşılaştırma, kadın ve erkeğin bu konudaki farkını net bir şekilde ortaya koyar. Kadın konuşmak ister, erkek susmak. devamı

İlişkinizde yeni vizyonlar ve aktif değişim

Çoğu çift ilişkilerinde süreklilik ve güven arıyor. İlişkileri çıkmaza girdiğinde ise pes etmek yerine aile ve çift terapisi üzerine uzmanlaşmış psikologların ve psikiyatrların yardımından faydalanan çiftlerin sayısı her geçen gün artıyor. Uzmanlara göre ilişkiniz için savaş vermek konusunda hiçbir zaman geç kalmış değilsiniz. devamı

Sevilmeye değer olduğunuza inanın!

Hepimiz çocukluğumuzdan bu yana geliştirdiğimiz en temel inançlarımızı yansıtan ilişkiler çekiyoruz hayatımıza. Bu inançlar kendimizi nasıl gördüğümüzü, çevremizdeki ilişkileri ne şekilde algıladığımızı ve kendimizi sevilmeye değer bulup bulmadığımızı yansıtır. devamı

 
yukarı